Kestel Ödp ilçe başkanlığı tekel işçilerine destek için dün akşam saat 19:00 da Kestel Musa Amca İlköğretim okulu önünden Kestel belediye binasının önüne kadar meşalelerle yürüyüş düzenledi.
Kestel Ödp ilçe başkanlığı tekel işçilerine destek için dün akşam saat 19:00 da Kestel Musa Amca İlköğretim okulu önünden Kestel belediye binasının önüne kadar meşalelerle yürüyüş düzenledi.Yürüyüş sonrası Ödp Bursa il başkanlığı genel sekreteri Günay Park bir basın açıklamasında bulundu. Günay Park yaptığı konuşmada şöyle dedi.
“TEKEL işçileri iki ayı aşkın bir zamandır her tür zorluğu aşarak direniyorlar. TEKEL işçilerinin direnişi ülkenin gündemine 4-C denilen güvencesiz ve kölelik koşullarında yaşama maddesini soktu.
Güvencesizlik, işsizlik, yoksulluk ve geleceksizlik bugün yalnızca TEKEL işçilerinin değil tüm emekçi sınıfların ortak sorunu haline gelmiştir. Üniversiteden mezun binlerce genç, ataması yapılmayan öğretmenler ve tüm emekçiler ya işsizlik ya da güvencesiz çalışma koşullarında çalışmaya zorlanmaktadır.
12 Eylül faşist darbesinin programı olan 24 Ocak kararları ile başlayan, Özal ve bugün Tayyip Erdoğan tarafından, ‘babalar gibi satarım‘ diyerek sürdürülen ‘özelleştirelim güzelleştirelim‘ kampanyaları sonucunda, halkın emeği ve birikimleri ile kurulan kamu kurumları sermayeye peşkeş çekilmiş, üretim yapılan fabrikalar kapatılmış, binlerce işçi işinden olmuştur. Son rakamlara göre gerçek işsizlik yüzde 22‘ye ulaşmıştır.
TEKEL işçilerinin direnişi yalnızca kendi özlük haklarının savunulmasının ötesinde tüm emekçilerin, yoksulların ve işsizlerin insanca yaşama ve insanca koşullarda çalışma hakkını savunmanın mücadelesidir. Bu düzende her şey parası olanlar içindir ve parası olmayanlar hiçbir şeydir. TEKEL direnişi ise hiçbir şeyi olmayanların dayanışma ve ortak mücadeleyle nelere sahip olabileceğini göstermiştir.
AKP iktidarı, TEKEL direnişinin bütün emekçilere bir örnek oluşturmasından korktuğu için, bu direnişi sona erdirmek için her tür baskı ve zor yöntemini kullanmakta, işçileri işçilerle ve işçileri halkla karşı karşıya getirmeye çalışmaktadır.
Bu direniş düzenin ve düzenin sürdürücüsü olan AKP‘nin gerçek yüzünü göstermiş; yıllardır mağdur ve mazlum rolünü oynayan AKP‘nin zalim yüzünü ortaya çıkarmıştır. Kendine ‘müslüman‘ olan AKP iktidarı emekçilerin mücadelesine acımasızca saldırmaktadır. Bu mücadele hepimizin mücadelesidir, baskılara da hep birlikte direnerek ancak kazanabiliriz.
Başbakan Tayyip Erdoğan her fırsatta bu mücadele ideolojiktir diyor; soruyoruz özelleştirmeler bir ideolojik saldırı değil midir? Sendikasızlaştırma bir ideolojik saldırı değil midir? Güvencesiz çalıştırma bir ideolojik saldırı değil midir? 4-C uygulaması bir ideolojik saldırı değil midir? Siz bu ideolojik saldırıları gerçekleştireceksiniz işçiler, emekçiler bu ideolojik saldırılara karşı kendilerini savunmayacak bunu mu istiyorsunuz?
Evet doğru söylüyorsunuz, TEKEL işçilerinin mücadelesi bal gibi ideolojiktir. Orada ideolojilerin mücadelesi, sınıf mücadelesi var. Sizin temsil ettiğiniz özel çıkara, bireyciliğe dayalı ideolojiyle TEKEL işçilerinin temsil ettiği toplumsal çıkara dayalı, dayanışmaya dayalı ideoloji arasında mücadeledir. Emeğin ideolojisi ile sermayenin ideolojisi arasındaki mücadeledir. AKP sermayenin ideolojisini savunuyor o yüzden emeğin ideolojisini savunanlara öfke duyuyorsunuz.
Bugün ülkenin her yeri işsizlik ve yoksullukla yangın yerine dönmüş, bütün ocaklara ateş düşmüştür. AKP sadaka kültürüyle halkı bir dilim ekmeğe muhtaç bırakıp avuç açtırmaya çalışıyor. TEKEL işçileriyle onurlu direnişleriyle kendi haklarını savunmanın ve kazanmanın yollarını gösteriyorlar. Dün Özal‘ın sonunu nasıl siyaseten işçiler getirdiyse bugünde AKP‘nin sonunu işçiler getirecektir. İşçiler AKP‘ye karşı mücadelenin devrimci yolunu göstermiştir. Gün bu mücadeleye sahip çıkmanın, güçlendirmenin ve genelleştirmenin zamanıdır.
Bu yangını ancak işçiler, emekçiler kendi hakları ve gelecekleri için mücadele etme kararlığını ortaya koyduklarında söndürülebilir. Başbakan ülkenin kaynakları sınırlı diyor; önemli olan bu kaynakların nasıl dağıtıldığıdır. AKP iktidarında bir yanda zenginler daha çok zenginleşirken yoksullar da daha çok yoksullaşmıştır. Kaynaklar zenginlere, patronlara dağıtılmıştır. Oysa işsizliğe ve yoksulluğa çare vardır ancak bunu AKP iktidarı yapamaz çünkü onlar emeğin, yoksulların düşmanı zenginlerin ve patronların dostudur.
Hayatın her alanında uygulanan 4-C güvencesiz yaşam ve geleceksizlik uygulamalarından vazgeçin, işten atılmalara son verin, 35 saat çalışma haftasıyla işsizlere yeni istihdam koşulları ve insanca çalışma koşullarını sağlayın, herkese yurttaşlık geliri uygulamasını başlatın, geliri belirli düzeyin üzerinde olanlardan servet vergisi alın, yoksulların ve işsizlerin ihtiyaçlarının karşılanması için kullanın, eğitim ve sağlık başta olmak üzere tüm kamu hizmetlerini parasız hale getirilsin, özelleştirilen tüm kamu kurumları yeniden kamulaştırılsın ve çalışanların denetimine verilsin.
TEKEL işçileri işte bütün bunlar için direniyor ve herkesi bu direnişe destek vermeye, geleceğine, emeğine sahip çıkmaya çağırıyor.”
Yürüyüş basın açıklamasının bitmesi ile birlikte olaysız sona erdi.